Türkiye şartlarında iki meslek çokta farklı sayılmamakta. Halbuki biri lisans iken diğeri önlisans. Farklı sayılmamasının sebepleri arasında odyolog meslek tanımının tam olarak oturmamış olmasıda var elbette. ama bence en önemli etken türkiyedeki işverenlerin az parayla çok iş yapmaya çalışmasıdır. Adam odyolog almak yerine odyometrist alıyor hem düşük ücret veriyor hemde odyometristin tanımında olmayan şeyleri ona yapmakta; sekreterlik, temizlik gibi. bu kadar yoğun çalışma içerisinde bir asgari ücret veya asgari ücretin 100-200tl üzerinde maaşlar vermekteler. bu ücretlere yol yemek dahil değil tabii ki de. işitme cihazı sektöründe patronlar nasıl daha büyük havuzlu bir villa almayı düşünürken çalışanları ay sonunu nasıl getireceğini düşünmekte. bu durum sadece odyometristler için geçerli değil tabii bir çok meslek grubunda bu olay var. odyologlar dahil. nasıl daha iyi hale getirebiliriz bilmiyorum ama sorun açıkça ortada.
Merhabalar arkadaşlar, geçte olsa bizde metokondri.com olarak yerimizi aldık. Sitemizde paylaştığımız yazıların duyurusunu ve özet bilgiler şeklinde size sunmaya çalışacağız. Bugün eklediğimiz yazı; KONUŞMA ODYOMETRİSİNDE MASKELEME ile ilgili, buraya tıklayarak yazıyı okumaya başlayabilirsiniz.
bir gerçekliği belirli bir evren üzerinde kanıtlamak için, farklı aşamalardan geçerek bir dizi metotlar ve analizler sonucunda kanıtlanan veya reddedilen çalışmaları kapsar. Bu çalışmalar farklı birçok metodu kapsar. Tüm çalışmalar; pozitif bilime hizmet etmek, bilim dünyasına katkı sağlamak, yeni bir yöntem bulmak, sektöre ve halka fayda sağlayacak yöntemler geliştirmek gibi amaçlara hizmet eder.

Bilimsel araştırmalar, kanıta dayalıdır. Bununla beraber tutarlı, kalıcı ve mantıksal açıklamalara dayanır ve nesnel bilgiler içerir. Böylece bilginin kanıtlanması ya da reddedilmesi doğrultusundaki karar sorgulanamaz ve geçerli olur.

Her araştırma bir merak ve şüphe gibi bir duyguyla teşvik edilir. Bu merak duygusu ARAŞTIRMA KONUSU/FİKRİ’dir. Bu fikir merakla birlikte toplumdaki bir eksiklikten veya ihtiyaçtan ortaya çıkar. Daha sonrasında araştırmacı gerçekleştirmek istediği çalışmanın ARAŞTIRMA SORUSU’nu oluşturur. Bu sorudan yola çıkarak araştırmacı sorusuna cevap vermek için öncelikle, daha önceden bu soruyla ilgili yapılmış bir çalışma olup olmadığını incelemek için bir LİTERATÜR TARAMASI yapar. Bu tarama sonucunda sorusuna vereceği olası cevapları oluşturur ve yapacağı çalışmada neyi kanıtlamak istediğine karar verir. Bu karar HİPOTEZ’dir. Araştırma süresince araştırmacının bir hipotezi istatistiksel olarak ikiye ayrılır. Bunlar H0 hipotezi ve H1 hipotezidir. H0 hipotezi, farklılık içermeyen, eşitlik ve benzerlik üzerine kurulmuş hipotezdir, bir diğer adı da ‘null/boş hipotez’dir. H1 hipotezi ise farklılığı savunan hipotezdir. Araştırmacı bu hipotezleri araştırması için oluşturduktan sonra çalışmasının metodunu oluşturur. Devamı için tıklayınız
▪Vestibulospinal Refleks(VSR): Baş ve postürel duruşu korumak ve böylece düşmeyi engellemek için vücut hareketlerini üretir.
▪Vestibulooküler Refleks(VOR): Baş hareketleri sırasında daha net bir görüntü sağlamak amacıyla göz hareketlerini oluşturur.
▪Vestibulocollic Refleks(VCR): Kafayı dengede tutmak amacıyla boyun kas sistemine etki eder.
benim gibi ilk defa gönüllü staj yapmayı planlayanlar için tecrübe eden arkadaşlardan bilgiler ve tavsiyeler alabilir miyiz?

staj yapmak istediğimiz yeri (benim için özellikle işitme cihazı firmaları) neye göre seçmeliyiz? bünyesinde odyolog bulundurmamaları bir dezavantaj mıdır?

başvuru süreci nasıl işler? yüzyüze daha mı iyi olur yoksa önden bir telefon/mail görüşmesi de olur mu (pandemi dolayısıyla)

stajımızın verimli geçmesi adına ne gibi tavsiyeler verirsiniz?
Odyolojide ne kadar gelişebiliriz mezun olup cevaplayacak birisi var mı?
Ne gibi bir hayat bekliyor olabilir bizleri...
2. ve 3. sınıflarda yapacağımız stajlarda klinik açısından ne gibi zorluklar oluyor deneyimli meslektaşlar bilgilendirebilir miyiz? ?
Kesin olmamakla birlikte bau odyoloji hakkında böyle bir duyum var.
E artık kim kafasına göre bölümü açmaz.
En azından mezun sayısı azalacak kısmen #lol

Olayın aslını bilen varsa aydınlatsın.
Hepimize hayırlı olsun gayet güzel olmuş. Mobil uygulaması olsa daha kolay olur giriş çıkışlar
Merhaba değerli odyogram ailesi. sizinde bildiğiniz gibi 10 ekim dünya odyologlar günü yaklaşıyor. Bu konuda farkındalık yaratmak için etkinlikler yapmayı planlıyoruz. açıkçası neler yapabileceğimize dair bizim de pek bir fikrimiz yok. bu konuda fikri olanlar bu başlık altında entry girişi yapabilirse biz de bu etkinliklerin uygulanması için hertürlü desteği sağlamak için gayret göstereceğiz. ayrıca mesleki statümüzün ilerlemesinde bir adım atmış oluruz.
daha önce işitme eğitimi modülünü açıklamıştım (*) şimdi sıra dil eğitimi modülünde.

neden dil eğitimi modulüne ihtiyaç vardır? kim verir? nasıl verir? gibi sorulara yanıt vermeye çalışalım.

i̇şitme engelli bireylerin hepsi normal dil ediniminde görülen kurallar sistemi ile dili geliştirmektedir. dolayısı ile onların dili en iyi şekilde “gecikmiş’’ olarak tanımlanabilir. bu nedenle işitme engelli bireyin dili edinebilmesi için normal dil gelişiminin basamakları izlenmelidir. bu basamaklar; söz öncesi dönem, tek sözcüklü dönem, art arda sözcüklerin sıralandığı dönem, iki sözcüklü dönem, üç ve daha fazla sözcüklü dönem olarak sınıflandırılmaktadır. i̇şitme engelli bireyle yapılan çalışmaların bu hiyerarşi içinde yapılması gerekmektedir. örneğin, birey tek sözcüklü dönemde ise bir sonraki döneme ulaştırmaya yönelik çalışmalar planlanmalıdır. aileye de birey ile iletişimlerinde iki sözcüklü ifadelere daha çok yer vermesi yönünde uyarılar yapılmalıdır.

birey sözcük üretmeden önce konuşma seslerine benzer sesler çıkararak, hecelemeler yaparak sesli anlatımlarda bulunur. konuşma seslerine benzer sesler çıkarma çalışmaları yapılırken ses oyunları aracılığıyla bireyin kendi çıkardığı sesleri fark etmesi ve uygulayıcı tarafından bireyin çıkardığı seslerin pekiştirilmesi sağlanmalıdır (oyuncak bebeğe mama yedirirken çıkarılan mmm, mam-mam gibi ses oyunlarının yapılması vb.). uygulayıcı farklı ritim, tonlama ve vurgu gibi ses ve konuşma özelliklerini bireye kazandırma amaçlı çeşitli ses oyunları geliştirmelidir. bu şekilde işitsel uyaranlar alan bireyin ses çıkarımı artacak ve çeşitlenecek, aldığı geri bildirimler çıkardığı sesin kalitesini artıracak ve ileride daha anlaşılır konuşma kazanmasına destek olacaktır.

ayrıntılar için
Sitemiz hayırlı uğurlu olsun öncelikle :). Gelişmesini ve yayılmasını umuyorum. Hazır böyle bir imkan sağlanmışken tecrübeli odyologlarımızdan, ikinci, üçüncü, dördüncü sınıf öğrencilerimizden yeni başlayacaklar için tavsiyeler bekliyorum. Aklınıza gelen her şeyi aktarabilirsiniz :)
attığım diğer kitapları baktınız mı ? bakmadıysanız hemen şuan onlara bir bakın…(bkz:babanızdan hergün size bir odyo kitabı)
bugünkü kitabımız; vestibüler nörit, vestibüler sistem, vestibüler migren, vestibüler rehabilitasyon, vestibüler testler, vestibüler rehabilitasyon egzersizleri, vestibüler aquaduct, vestibüler anamnez formu, vestibüler anatomi, vestibüler ark, vestibuler cekirdekler, vestibüler serebellum, vestibüler değerlendirme, vestibüler disfonksiyon, elektrofizyolojik vestibüler testler, vestibüler fonksiyon gibi alt başlıkların yer aldığı temel vestibüler kitabıdır. link adresi burada indiriniz. iyi okumalar.
Sitesinde kısaca şu açıklama bulunan:

Mezun Değil Odyolog (MDO), Nihat Çakır tarafından tasarlanmış bir online eğitim platformudur. Ülkemizde sayısı giderek artan odyoloji mezunlarının, sadece diploma sahibi olmak dışında bilgisini arttırmaya devam eden ve kendi camiasıyla iletişimini sürdüren bireyler olabilmeleri amaçlanmaktadır. “Bilim ile Birliktelik” sloganımız da bu amacı yansıtmaktadır. Mezun Değil Odyolog kavramı, dersler sırasında öğrencilere önerilerde bulunurken (nutuk çekerken) “okulu bitirip mezun olabilirsiniz ama önemli olan iyi bir odyolog olmanızdır” cümlesi üzerine geliştirilmiştir.

Hocamız odyoloji adına bir şeyler için uğraşıyor bizede destek olmak düşer. buradan sitesine, burada ise instagram hesabına ulaşabilirsiniz.
Vücudun statik ve dinamik dik duruşunu sağlar. Bilinçaltı düzeyde, kas, eklem ve tendonlardaki reseptörler aracılığıyla ekstremitelerin konumunu ve yüzeyle bağlantısının algılanmasını sağlar. Ayrıca bu sistem örneğin başın vertikal düzlemde yapmış olduğu bir hareketi merkezi sinir sistemine iletir.