bir kongre ya da sempozyum öğrenci için nasıl 550lira olur siz neyin kafasını yaşıyorsunuz.
soygun lan bu biri polisi arasın.
İMDAAAAAAATTTTTT.
yok mu polis allahını seven arasın yeter.
benim aylık bursum 500lira zaten (eksi)-50liraya düşüyorum bide.
gitmeyin arkadaşlar gitmeyin.
bunlara prim vermeyin.
bunlar bu işin kaymağını böyle yiyor.
hiç öğrenci olmamış gibi dayranıyorlar.
hiç o sıralardan geçmemiş gibi davranıyorlar.
hiç vicdanları yokmuş gibi davranıyorlar.
hiç gözleride mideleride dolmayacakmış gibi davranıyorlar.
bunlar odyolojinin allahı olmak istiyor. yeter valla.
Merhabalar arkadaşlar aşağıya bırakacağım metni herkesin Cimer adresine giderek dilekçe açmasını istiyorum. Bunu benim için değil, kendin için yapacağını unutma. Başvuruda bulunanlar bu başlık altına +1 eklesin birbirimizden destek alalım.
———
T.C. CUMHURBAŞKANLIĞINA;
Odyolog; işitme ve denge problemlerinin önlenmesi,tanılanması ve rehabilite edilmesine yönelik çalışan sağlık personelidir. Ülkemizde 2015 yılından itibaren ilk mezunlarını veren Odyoloji bölümü lisans mezunu sayısı 2000’i geçmektedir ve gelecek sene itibariyle mezun sayısı ikiye katlanacaktır. Hastanelerde 7000 kişilik odyolog açığı olmasına rağmen son 3 yıldır 158 kişilik odyolog ataması yapılmıştır. Odyolog ihtiyacı ve mezun sayısı göz önünde bulundurulduğunda yapılan atama sayısı yetersiz kalmakta, öğrenci – mezun odyolog istihdam problemine çözüm olmamaktadır.
Bu sebeplerden dolayı devlet kadrolarına atanacak odyolog sayılarının arttırılmasını Sayın Cumhurbaşkanımız arz ederiz.
Misfonya Jastreboff tarafından adlandırılmıştır. Misfonya işitsel kökenli bir rahatsızlık olup, beynin sempatik sinir sistemi ve duygusal değerler ile ilgili işlemler yapan kısımlarını etkilemektedir. Hiçbir zaman psikolojik veya fizyolojik bir rahatsızlık olarak tanımlanmamıştır. Bu sebeple ruh sağlığı alanında çalışan hekimler misfonya araştırmalarını yaparken sınıflandırma ile ilgili çelişkiler yaşamaktadır.

Yayınlanan makalelerde misfonya sınıflandırılmasında kesin karara varılamamıştır. Bu durum rahatsızlığı bulunan kişilerin kafasını karıştırmaktadır. Yakın zamanda varılan fikir birliği ile misfonyanın psikolojik bir rahatsızlık olmadığına inanılmaktadır.

Misfonya’nın sınıflandırılmasında izlenebilecek en iyi yöntem, nörofizyolojik bir rahatsızlığın psikolojik yansımaları şeklindedir. Daha da özele inilecek olursa, misfonya rahatsızlığı bulunan bireyler, belirli desendeki seslere negatif duygusal reaksiyonlar vermekte, otonom sinir sistemi uyarılmaktadır.

Misfonya tedavisinde herhangi bir yasal tedavi metodu olmasa da multidisipliner yaklaşımların hastalara yardımcı olduğu görülmüştür.

Odyologlar, misfonya hastalarının tanılanmasında ve diğer işitsel problemlerin anlaşılmasında bu multidisipliner yaklaşımda yer almaktadırlar. Odyologlar aynı zamanda hastaları açık uygulama (open-fit) tarzı cihazlar kullanmaları konusunda yönlendirerek gerekli habituasyon sağlamakta, hangi sesleri ne zaman maskelemeleri gerektiği konularında yardımcı olmaktadır.

Psikologlar ise bu hasta grubunda misfonya ile mücadelede baş edebilme becerileri ve stratejileri geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmaktadır.


Misfoni hastaların yönlendirilmesinde klinisyenlerin hastalara şu gibi faydaları dokunmaktadır:

Rahatsızlığın anlaşılması
Rahatsızlık başladığında gürlüğün azaltılması ve sürenin kısaltılması
Misfonya ya bağlı stres ve duygusal gerilimin azaltılması
Yaşam stili ve uyku düzeninin düzenlenmesi
Akademik ve sosyal fonksiyonların arttırılması
Aile içi misfonyaya bağlı gerilimlerin azaltılması.
Sonuç
Misfonyanın nöropsikolojik bir rahatsızlık olduğu ve duygusal etkileri sebebiyle odyoloji uzmanının yanı sıra psikolog eşliğinde tedavi edilmesi önemlidir. Misfonyanın multidisipliner yaklaşım ile daha kolay tedavi edileceği unutulmamalıdır.
Selam dostlar, makale çevirisi yapmaya çalışıyorum ama çeviri sitesi olarak pek efektif bir şey bulamadım. Sizin bir öneriniz var mı?
odyoloji mezun arkadaşlara sesleniyorum. kendi adınızla açıklama yapmanıza gerek yok anonim hesapla cevaplayın.

kaç saat çalışıyorsunuz?
hangi sektörde çalışıyorsunuz?
şuan ne kadar alıyorsunuz?
maaşınızda artma talep ettiniz mi?
ne kadarla başladınız?

cevaplarsanız çok mutlu olurum. şimdiden teşekkürler.

Edit: staj esnasında bu bilgilere ulaşabilen varsa oda paylaşabilir.
bir gerçekliği belirli bir evren üzerinde kanıtlamak için, farklı aşamalardan geçerek bir dizi metotlar ve analizler sonucunda kanıtlanan veya reddedilen çalışmaları kapsar. Bu çalışmalar farklı birçok metodu kapsar. Tüm çalışmalar; pozitif bilime hizmet etmek, bilim dünyasına katkı sağlamak, yeni bir yöntem bulmak, sektöre ve halka fayda sağlayacak yöntemler geliştirmek gibi amaçlara hizmet eder.

Bilimsel araştırmalar, kanıta dayalıdır. Bununla beraber tutarlı, kalıcı ve mantıksal açıklamalara dayanır ve nesnel bilgiler içerir. Böylece bilginin kanıtlanması ya da reddedilmesi doğrultusundaki karar sorgulanamaz ve geçerli olur.

Her araştırma bir merak ve şüphe gibi bir duyguyla teşvik edilir. Bu merak duygusu ARAŞTIRMA KONUSU/FİKRİ’dir. Bu fikir merakla birlikte toplumdaki bir eksiklikten veya ihtiyaçtan ortaya çıkar. Daha sonrasında araştırmacı gerçekleştirmek istediği çalışmanın ARAŞTIRMA SORUSU’nu oluşturur. Bu sorudan yola çıkarak araştırmacı sorusuna cevap vermek için öncelikle, daha önceden bu soruyla ilgili yapılmış bir çalışma olup olmadığını incelemek için bir LİTERATÜR TARAMASI yapar. Bu tarama sonucunda sorusuna vereceği olası cevapları oluşturur ve yapacağı çalışmada neyi kanıtlamak istediğine karar verir. Bu karar HİPOTEZ’dir. Araştırma süresince araştırmacının bir hipotezi istatistiksel olarak ikiye ayrılır. Bunlar H0 hipotezi ve H1 hipotezidir. H0 hipotezi, farklılık içermeyen, eşitlik ve benzerlik üzerine kurulmuş hipotezdir, bir diğer adı da ‘null/boş hipotez’dir. H1 hipotezi ise farklılığı savunan hipotezdir. Araştırmacı bu hipotezleri araştırması için oluşturduktan sonra çalışmasının metodunu oluşturur. Devamı için tıklayınız
odyogram.com odyoloji bilimini daha ileriye taşımak için kurulmuştur. ve bunun ilerlemesi siz değerli yazarların sayesinde olacaktır. "Bir mum başka bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey keybetmez" sözü aklımızda yer edinsin.
1. Sınıflara öneriniz ve alınması gereken kitapların pdf falan var mı özellikle Selçuk Üniversitesi 2. Sınıflar varsa lütfen yazar mısınız.
Vestibüler organların kanlanması labirentin arterinden sağlanır. Labirentin arter, anterior serebellar arter, inferior serebellar arter ve basiller arterden köken alır. İki dala ayrılır.

İlk dalı olan anterior vestibüler arter; utrikul, anterior ve horizontal semisirküler kanalı besler

İkinci dal olan koklear arter ikiye ayrılır. Bu arter de koklea, sakkul, anterior, posterior ve horizontal semisirküler kanalı besler.

görsel
İşitsel deprivasyon(yoksunluk) yani işitmenin santral yolaklarının nerdeyse her bir segmentinde dejenarasyonlara neden olmasıdır. kaynak
merhaba sevgili odyologlar bugun size rehabilitasyon merkezlerinde vermiş olduğunuz işitme eğitimi modülünün ne olduğunu açıklamaya çalışacağım. öncelikle işitme eğitimi modülünün temel amacı nedir ? basitçe işitme becerisini geliştirebilmedir.

Peki bu işitme eğitimi kapsamında neler hedefler ve neler yapmalıyız? Aşağıda sırlandığı gibi odyologlar işitme cihazlı ya da koklear implantlı bireye işitme eğitimi sonucunda aşağıdaki hedefleri gerçekleştirmiş olmalıdır. bu hedefler:

1. Sesi fark eder.
2. Sesin benzerliklerini ve farklılıklarını ayırt eder.
3. Sesin inceliğini, kalınlığını ayırt eder.
4. Sesin uzunluğunu, kısalığını ayırt eder.
5. Çevresel sesleri tanır.
6. Konuşma seslerini tanır.
7. Söylenen kelimeleri tanır.
8. Söylenen yönergelere uyar.
9. Dinlediği hikâye ile ilgili sorulara doğru tepki verir.
10. Sessiz ve gürültülü ortamlarda konuşmayı takip eder.

Bu hedefleri kısaca açıklamaya çalışalım:

Sesi fark eder? Burada ne anlatmak istiyoruz?
sesi fark etme, sesin varlığı ve yokluğuna tepki verme yeteneğidir. sesi fark etme becerileri desteklenen birey aynı zamanda işitsel dikkatini de geliştirir. sesi fark etme çalışmalarında, bireyin sese kendiliğinden tepki verebilmesi için öncelikle çeşitli seslere karşı şartlanması gereklidir. bireyin sese şartlanmasında, bireyden sesi duyduğunda davranışsal olarak bir tepki vermesi ve/veya bunu tekrar etmesi istenmelidir (sesi duyduğunda küpleri sepete atması gibi). birey, sese şartlanma çalışmaları sonrasında sese kendiliğinden tepki vermeye başlar.

Sesi ayırt eder? Peki burada ne anlatmak istiyoruz?

sesi ayırt etme, iki veya daha fazla ses uyaranı arasından benzerlikleri ve farklılıkları algılama becerisidir. bireyin telefon sesini dinledikten sonra verilen ikinci sesin aynı ya da farklı olduğunu ayırt etmesi, bu beceriye bir örnek olarak verilebilir.
Semisirküler kanallarda algılayıcı organel kupuladır ve ampulla adı verilen şişkin bölgede konumlanmışlardır. Semisirküler kanallarda bulunan reseptör hücreler, crista adı verilen yapı üzerinde konumlanmıştır. Kupula adı verilen yapı, cristanın üzerini tamamen kaplayarak sıvı geçirmez bir ortam oluşturur.

görsel


Endolenfin kupulayı hareket ettirmesi sonucu sterosiliaların kinosilyuma doğru eğilmesi uyarılmaya (eksitasyon), kinosilyumdan diğer tarafa doğru eğilme hareketi ise inhibisyona sebep olur. Sterosilyaların kinosilyuma doğru olan bu hareketi tüy hücre membranlarında depolarizasyonu ve vestibüler afferent fibrillerin ateşlenmesinde artışı sağlar. Buna karşın bunun tam tersi bir hareket tüy hücre membranlarında hiperpolarizasyona sebep olarak vestibüler afferent fibrillerde ateşlenmenin azalmasına sebep olur.

görsel


Sterosilyaların kinosiyuma eğilmesi sonucu K kanalları açılır. Hücre içinde depolarizasyon olur. Voltaj bağımlı Ca kanalları açılır. Sinaptik aralığa glutamat salınımı olur. Afferent sinir uyarılır. Bunun tam tersi hücre dışına K iyonlarının çıkması ve kanalların kapanması sonucu hücrede hiperpolarizasyon olur ve hücre inhibe olur.

Semisirküler kanallarda uyarılma karşı kulakta aynı düzlemde yer alan konumdaki eşi ile birlikte değerlendirilir. Buna göre horizontal kanallar aynı düzlemdeyken, bir kulağın anterior kanalı ile karşı kulağın posterior kanalı aynı düzlemde olur. Afferent yollardaki çaprazlaşmalar sayesinde bu kanallar sürekli bağlantı halindedir.
Vücudun statik ve dinamik dik duruşunu sağlar. Bilinçaltı düzeyde, kas, eklem ve tendonlardaki reseptörler aracılığıyla ekstremitelerin konumunu ve yüzeyle bağlantısının algılanmasını sağlar. Ayrıca bu sistem örneğin başın vertikal düzlemde yapmış olduğu bir hareketi merkezi sinir sistemine iletir.
Vestibulocollic Refleks(VCR): VCR kafayı hareket ettirir ve görsel alanı ayarlamak için VOR ile etkileşime girer. VCR, kafayı kanal düzleminde döndürür. Doğal kanal stimülasyonu, uygulanan açısal ivmeyi dengelemek için boyun kaslarının kasılmasına ve dolayısıyla başın dengelenmesine neden olur.
Hepimize hayırlı olsun gayet güzel olmuş. Mobil uygulaması olsa daha kolay olur giriş çıkışlar