Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

10 + 18 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat

konuşma odyometrisinde maskeleme

Konuşma odyometrisi bir hava iletimi prosedürü olduğu için ne zaman maskeleneceğine ilişkin kurallar saf ses hava iletim odyometrisinde kullanılanlara benzer olacaktır. Konuşma odyometrisinde kontralateral maskelemeye gerek olup olmadığına karar verirken 3 faktör göz önüne alınır :

IA : İnteraural atenuasyon
Test kulağının konuşma sinyalini alış seviyesi (dB HL )
Test edilmeyen kulaktaki kemik iletim işitme hassasiyeti

-Konuşma odyometrisinde ; her ne zaman, test kulağındaki konuşma sinyalinin alınış seviyesi (SRT) ile test edilmeyen kulaktaki saf ses kemik iletim eşiği arasındaki fark IA ’ya eşit veya aşmışsa kontralateral maskeleme gerekir. Yazının devamı için tıklayınız

gönüllü staj

benim gibi ilk defa gönüllü staj yapmayı planlayanlar için tecrübe eden arkadaşlardan bilgiler ve tavsiyeler alabilir miyiz?

staj yapmak istediğimiz yeri (benim için özellikle işitme cihazı firmaları) neye göre seçmeliyiz? bünyesinde odyolog bulundurmamaları bir dezavantaj mıdır?

başvuru süreci nasıl işler? yüzyüze daha mı iyi olur yoksa önden bir telefon/mail görüşmesi de olur mu (pandemi dolayısıyla)

stajımızın verimli geçmesi adına ne gibi tavsiyeler verirsiniz?

misfonya nedir

Misfonya Jastreboff tarafından adlandırılmıştır. Misfonya işitsel kökenli bir rahatsızlık olup, beynin sempatik sinir sistemi ve duygusal değerler ile ilgili işlemler yapan kısımlarını etkilemektedir. Hiçbir zaman psikolojik veya fizyolojik bir rahatsızlık olarak tanımlanmamıştır. Bu sebeple ruh sağlığı alanında çalışan hekimler misfonya araştırmalarını yaparken sınıflandırma ile ilgili çelişkiler yaşamaktadır.

Yayınlanan makalelerde misfonya sınıflandırılmasında kesin karara varılamamıştır. Bu durum rahatsızlığı bulunan kişilerin kafasını karıştırmaktadır. Yakın zamanda varılan fikir birliği ile misfonyanın psikolojik bir rahatsızlık olmadığına inanılmaktadır.

Misfonya’nın sınıflandırılmasında izlenebilecek en iyi yöntem, nörofizyolojik bir rahatsızlığın psikolojik yansımaları şeklindedir. Daha da özele inilecek olursa, misfonya rahatsızlığı bulunan bireyler, belirli desendeki seslere negatif duygusal reaksiyonlar vermekte, otonom sinir sistemi uyarılmaktadır.

Misfonya tedavisinde herhangi bir yasal tedavi metodu olmasa da multidisipliner yaklaşımların hastalara yardımcı olduğu görülmüştür.

Odyologlar, misfonya hastalarının tanılanmasında ve diğer işitsel problemlerin anlaşılmasında bu multidisipliner yaklaşımda yer almaktadırlar. Odyologlar aynı zamanda hastaları açık uygulama (open-fit) tarzı cihazlar kullanmaları konusunda yönlendirerek gerekli habituasyon sağlamakta, hangi sesleri ne zaman maskelemeleri gerektiği konularında yardımcı olmaktadır.

Psikologlar ise bu hasta grubunda misfonya ile mücadelede baş edebilme becerileri ve stratejileri geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmaktadır.


Misfoni hastaların yönlendirilmesinde klinisyenlerin hastalara şu gibi faydaları dokunmaktadır:

Rahatsızlığın anlaşılması
Rahatsızlık başladığında gürlüğün azaltılması ve sürenin kısaltılması
Misfonya ya bağlı stres ve duygusal gerilimin azaltılması
Yaşam stili ve uyku düzeninin düzenlenmesi
Akademik ve sosyal fonksiyonların arttırılması
Aile içi misfonyaya bağlı gerilimlerin azaltılması.
Sonuç
Misfonyanın nöropsikolojik bir rahatsızlık olduğu ve duygusal etkileri sebebiyle odyoloji uzmanının yanı sıra psikolog eşliğinde tedavi edilmesi önemlidir. Misfonyanın multidisipliner yaklaşım ile daha kolay tedavi edileceği unutulmamalıdır.

didem şahin ceylan

Üsküdar Üniversitesi bölüm başkanıdır.Yenilikçi ve ezbere karşı bir hocadır.Sorduğu sıra dışı sınav sorularıyla eğitim hayatınızda yeni bir çağ başlaması muhtemeldir.

kolay gelsin

Sağ kulakta hafif derecede yüksek frekanslara doğru artan mikst tipte işitme kaybı mevcut olup, sol kulakta çok ileri derecede SNİK mevcut odyogram üzerinde nasıl doldurulur

odyoloji anamnez örneği

Aşağıdaki bilgilerin benzerinin olduğu forma odyoloji anamnez formu denir.

ODYOLOJİ ANAMNEZ FORMU ÖRNEĞİ

Ad-Soyad: _____________________________________ Tarih:_____________
1. Kulaklarınız veya işitmeniz ile ilgili birincil şikayetiniz nedir?______________________________________
2. İşitme probleminize ne sebep oluyor? ______________________________________________
3. İşitme kaybınız varsa, bunu ne kadar sürede fark ettiniz? ______________________________________
4. Hangi kulağınızda işitmede sorun yaşıyorsunuz ?: Sol _____ Sağ _____
5. Aşağıdakileri dinlerken sorun yaşıyor musunuz:
TV: Evet_____Hayır_____ Telefon: Evet_____ Hayır_____ Kalabalıkta: Evet _____ Hayır_____

Hasta Geçmişi:
1. Daha önce işitme testi yaptırdınız mı? Evet_____ Hayır_____
Evet ise, nerde ne zaman ?
________________________________________________________________________________________________________________
2. Kulaklarınızda son 3 ay içinde herhangi bir akma oldu mu ? Evet_____ Hayır_____
3. Baş dönmesi, denge problemleri veya bunlara bağlı olarak düşmeler yaşadınız mı ?
Evet_____ Hayır_____
4. Son 90 gün içinde kulağınızda herhangi bir ağrı / rahatsızlık yaşadınız mı: Evet_____ Hayır_____
Eğer evetse, ağrınızı 0’dan (acısız) 10'a (en kötü ağrı) kadar bir sayı ile belirtiniz ___________
5. Ani işitme kaybı yaşadınız mı? Evet_____ Hayır_____
6. Kulaklarınızda çınlama var mı ? Evet_____ Hayır_____ Sağ/Sol/İkisi
Eğer var ise: Sürekli _____ Aralıklı _____ İlk olarak ne zaman fark ettiniz? __________________
7. İşitme kaybınız için ilaç veya cerrahi tedavi aldınız mı? Evet_____ Hayır_____

***DİĞER SAYFAYA GEÇİNİZ***

MEtokondri.com
8. Daha önce yüksek gürültüye maruz kaldınız mı?
Askeri/Silah Meslek/İşte Eğlence Diğer: ________
Evet ise sesin türünü belirtiniz: ____________________________________________________________
Kulak tıkacı kullanmış mıydınız? Evet_____ Hayır_____
9. Ailenizde işitme kaybı geçiren var mı? Evet_____ Hayır_____
Evet ise, kim: _____________________________________________________________________________
10. Aşadıkilerden sizde bulunan ya da daha önce geçirdiğiniz var mı ?
Bulaşıcı hastalık _____ Şeker hastalığı(Diyabet) _____ Kalp sorunları _____
Kafa yaralanması _____ Yüksek tansiyon _____ Baş ağrısı _____Böbrek yetmezliği _____
Diğer: ____________________________________________________________________

kaynak

mezun değil odyolog

Sitesinde kısaca şu açıklama bulunan:

Mezun Değil Odyolog (MDO), Nihat Çakır tarafından tasarlanmış bir online eğitim platformudur. Ülkemizde sayısı giderek artan odyoloji mezunlarının, sadece diploma sahibi olmak dışında bilgisini arttırmaya devam eden ve kendi camiasıyla iletişimini sürdüren bireyler olabilmeleri amaçlanmaktadır. “Bilim ile Birliktelik” sloganımız da bu amacı yansıtmaktadır. Mezun Değil Odyolog kavramı, dersler sırasında öğrencilere önerilerde bulunurken (nutuk çekerken) “okulu bitirip mezun olabilirsiniz ama önemli olan iyi bir odyolog olmanızdır” cümlesi üzerine geliştirilmiştir.

Hocamız odyoloji adına bir şeyler için uğraşıyor bizede destek olmak düşer. buradan sitesine, burada ise instagram hesabına ulaşabilirsiniz.

nicknameim olan corpus callosum nedir

Korpus Kallosum:
Latince “sert cisim” anlamına gelen korpus kallosum, beyinde bulunan bir yapıdır. Serebral korteks loblarını, sol ve sağ yarıküreler olarak ikiye bölen, kalın bir sinir lifleri bantıdır; hatta tüm sinir sistemindeki en kalın banttır. Yani iki yarıküre arasında iletişimi sağlamak üzere, beynin sağ ve sol yanlarını bağlar. Korpus kallosum, hareketsel, duyusal ve bilişsel bilgiyi, yarıküreler arasında aktarır.

Korpus kallosum, beyindeki en geniş lif demeti olup, 200 milyon civarında (tahmin elektron mikroskopuna değil de, ışık mikroskopuna dayalı olarak yapıldığından, gerçek sayı muhtemelen daha yüksektir) akson içerir. Karşılaştıracak olursak, her bir optik sinir için sayı 1,5 milyon ve işitsel sinir için sayı 32.000’dir. Kesit alanı 7 cm2 kadardır ve “birleştirici lifler” olarak bilinen beyaz madde liflerinden oluşmuştur. Kabaca C şeklinde olan korpus kallosuma bazen “büyük serebral birleştirici” de denir. Beynin orta hattında, serebrumun altında bulunur. Beyin yarıkürelerini ayıran derin bir oyuk olan “yarımküreler arası yarık“ın içine yerleşmiştir.

İşlevi Nedir?

1950’li yıllara kadar, korpus kallosumun işlevi bütünüyle bir sırdı. Arada bir bu yapı olmadan doğan insanlara rastlanıyordu. Hekimler bazen yapıya kesik atarak, epilepsi hastalarında bir lobda başlayan atağın diğerine geçmesini önlemeyi ya da derinlerdeki bir tümöre ulaşmayı başarıyordu. Her iki durumda da, korpus kallosumu yarılan bireylerde ciddi bir yan etki görülmüyordu. Hatta o yıllarda, şakayla karışık, belki de korpus kallosumun tek görevi iki lobu birbirlerine yakın dursunlar diye tutmaktır diyenler vardı. 1955 yılında, Şikago Üniversitesi’nde psikolog Roger Sperry danışmanlığında çalışan lisansüstü öğrencisi Ronald Myers, bu devasa lif demetinin işlevini açığa çıkaran bir dizi deneyi gerçekleştirdi.

Bugünkü bilgilerimize göre, korpus kallosumun beyinde dahil olduğu işlevler arasında şunlar bulunuyor:
— Beyin yarıküreleri arası iletişimi sağlamak,
— Göz hareketleri ve görme,
— Uyarım ve dikkat dengesinin sürdürülmesi,
— Dokunsal yer tayini.
kaynak: bilimfili.com

Daha fazla başlık!
odyolojideposu odyogram_com