İşitsel deprivasyon(yoksunluk) yani işitmenin santral yolaklarının nerdeyse her bir segmentinde dejenarasyonlara neden olmasıdır. kaynak
Evet gel gelelim kurufasulyenin faydalarına. binlerce genci odyolojik yapan haber başlığı '7000 TL Maaşla Odyolog Aranıyor'... buna inanıp geldim demeyin arkadaşlar bu maaşlar gerçekti ve veriliyordu taaa ki birileri bu mesleğin içine s*çana kadar. Evet sıçtılar bunun başında bazı dinozorlar var...bu dinozorlar villalarında keyif yaparken olan gencecik hayatlara oldu..15-20k sıralama ile alan bölüm 300k ya çıktı, diyeceklerim bu kadar hakim bey.
değerli odyoloji öğrencileri çoğunuz odyogram çizmekle uğraşıyorsunuz(benim gibi). bi kaç araştırma sonucunda rahatlı odyogram çizebileceğimiz bir site buldum. bu site sayesinde rahatlıkla odyogram çizebiliceksiniz.

buyrun site tıklayınız: odyogram çizme programı
Bu kadar mezun ve işsiz insan varken hala üniversitelerin odyometri mezunu vermesi mantıklı mıdır?
Odyoloji dalı zaten insanlar tarafından çok bilinmeyen bazen hiç önemsenmeyen bir birim olarak görülmekte(bazı özel hastanelerde) bu dalın gelişmesi için atılan adımlar sizce var mı ? Ben bu duruma çok üzülüyorum. Bu bölüme maaş vermeyi çok görüyorlar bu da canımı sıkıyor lise mezunu hemşireyle aynı maaşı almak reva mıdır?
Bence hem odyoloji hem odyometristlerin birlik içinde olup odyometri bölümünün kapatılması için bişeyler yapmalı hala mezun veren bu bölüm tüm odyoloji dalında tıkanmalara neden olmaktadır. Hem odyolojiden hem odyometriden her yıl bir çok mezun çıkarken ve bu bölümün artık 4 yıllık ve daha kapsamlı olması odyometrist ihtiyacını 0'a çekmektedir. Odyometrist işsiz de çok var odyolog işsiz de çok var bu bölümün kapanması iki bölüm için de en iyi olanı. Sizin bu konu hakkında düşüncelerinizi çok merak ediyorum. Herkese iyi çalışmalar dilerim...
Kemik labirent, 3 adet semirsirküler kanal, koklea ve vestibulumdan oluşur. Semisirküler kanallar, anterior, posterior ve lateral düzlemde olup, açısal baş hareketlerine bağlı cevap oluşturmak amacıyla 3 farklı düzlemde konumlanmıştır. Otolit organlar ise başın doğrusal ve yerçekimine karşı pozisyonuna göre konumlanmıştır.

Birbirleriyle karşılaştırıldığında ise horizontal semisirküler kanal ile utrikül, nazo-oksipital eksenden 30 derece yukarıda birbirine benzer konuma sahiptir. Buna karşın sakkul ile anterior semisirküler kanal ise utrikul ve horizontal semisirküler kanala neredeyse dik olacak şekilde birbirine benzer bir düzlemde konumlanmıştır.

Kemik labirent içerisinde perilenf denilen çoğunluğunun kandan, bir kısmının ise beyin omirilik sıvısından oluştuğu düşünülen sodyum konsantrasyonu yüksek bir sıvı bulunmaktadır. Perilenf, koklear aqueduct sayesinde beyin omurilik sıvısıyla bağlantı halindedir. Bu sayede bu sıvıyı etkileyen herhangi bir bozukluk örneğin lumbar bir hasar aynı zamanda iç kulağı da etkileyebilir.
2015-2016 odyoloji girişlilere soruyorum. son yıllardaki bu puanların sizin puanınızın yarısı bile olmaması canınızı sıkmıyor mu. benimkini çok sıkıyor....
▪Vestibulospinal Refleks(VSR): Baş ve postürel duruşu korumak ve böylece düşmeyi engellemek için vücut hareketlerini üretir.
▪Vestibulooküler Refleks(VOR): Baş hareketleri sırasında daha net bir görüntü sağlamak amacıyla göz hareketlerini oluşturur.
▪Vestibulocollic Refleks(VCR): Kafayı dengede tutmak amacıyla boyun kas sistemine etki eder.
istanbul. avrupa yakası. 5 gün çalışma. 3200 maaş + sgk + yemek + yol üstü olursa servis.
daha önce işitme eğitimi modülünü açıklamıştım (*) şimdi sıra dil eğitimi modülünde.

neden dil eğitimi modulüne ihtiyaç vardır? kim verir? nasıl verir? gibi sorulara yanıt vermeye çalışalım.

i̇şitme engelli bireylerin hepsi normal dil ediniminde görülen kurallar sistemi ile dili geliştirmektedir. dolayısı ile onların dili en iyi şekilde “gecikmiş’’ olarak tanımlanabilir. bu nedenle işitme engelli bireyin dili edinebilmesi için normal dil gelişiminin basamakları izlenmelidir. bu basamaklar; söz öncesi dönem, tek sözcüklü dönem, art arda sözcüklerin sıralandığı dönem, iki sözcüklü dönem, üç ve daha fazla sözcüklü dönem olarak sınıflandırılmaktadır. i̇şitme engelli bireyle yapılan çalışmaların bu hiyerarşi içinde yapılması gerekmektedir. örneğin, birey tek sözcüklü dönemde ise bir sonraki döneme ulaştırmaya yönelik çalışmalar planlanmalıdır. aileye de birey ile iletişimlerinde iki sözcüklü ifadelere daha çok yer vermesi yönünde uyarılar yapılmalıdır.

birey sözcük üretmeden önce konuşma seslerine benzer sesler çıkararak, hecelemeler yaparak sesli anlatımlarda bulunur. konuşma seslerine benzer sesler çıkarma çalışmaları yapılırken ses oyunları aracılığıyla bireyin kendi çıkardığı sesleri fark etmesi ve uygulayıcı tarafından bireyin çıkardığı seslerin pekiştirilmesi sağlanmalıdır (oyuncak bebeğe mama yedirirken çıkarılan mmm, mam-mam gibi ses oyunlarının yapılması vb.). uygulayıcı farklı ritim, tonlama ve vurgu gibi ses ve konuşma özelliklerini bireye kazandırma amaçlı çeşitli ses oyunları geliştirmelidir. bu şekilde işitsel uyaranlar alan bireyin ses çıkarımı artacak ve çeşitlenecek, aldığı geri bildirimler çıkardığı sesin kalitesini artıracak ve ileride daha anlaşılır konuşma kazanmasına destek olacaktır.

ayrıntılar için
Misfonya Jastreboff tarafından adlandırılmıştır. Misfonya işitsel kökenli bir rahatsızlık olup, beynin sempatik sinir sistemi ve duygusal değerler ile ilgili işlemler yapan kısımlarını etkilemektedir. Hiçbir zaman psikolojik veya fizyolojik bir rahatsızlık olarak tanımlanmamıştır. Bu sebeple ruh sağlığı alanında çalışan hekimler misfonya araştırmalarını yaparken sınıflandırma ile ilgili çelişkiler yaşamaktadır.

Yayınlanan makalelerde misfonya sınıflandırılmasında kesin karara varılamamıştır. Bu durum rahatsızlığı bulunan kişilerin kafasını karıştırmaktadır. Yakın zamanda varılan fikir birliği ile misfonyanın psikolojik bir rahatsızlık olmadığına inanılmaktadır.

Misfonya’nın sınıflandırılmasında izlenebilecek en iyi yöntem, nörofizyolojik bir rahatsızlığın psikolojik yansımaları şeklindedir. Daha da özele inilecek olursa, misfonya rahatsızlığı bulunan bireyler, belirli desendeki seslere negatif duygusal reaksiyonlar vermekte, otonom sinir sistemi uyarılmaktadır.

Misfonya tedavisinde herhangi bir yasal tedavi metodu olmasa da multidisipliner yaklaşımların hastalara yardımcı olduğu görülmüştür.

Odyologlar, misfonya hastalarının tanılanmasında ve diğer işitsel problemlerin anlaşılmasında bu multidisipliner yaklaşımda yer almaktadırlar. Odyologlar aynı zamanda hastaları açık uygulama (open-fit) tarzı cihazlar kullanmaları konusunda yönlendirerek gerekli habituasyon sağlamakta, hangi sesleri ne zaman maskelemeleri gerektiği konularında yardımcı olmaktadır.

Psikologlar ise bu hasta grubunda misfonya ile mücadelede baş edebilme becerileri ve stratejileri geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmaktadır.


Misfoni hastaların yönlendirilmesinde klinisyenlerin hastalara şu gibi faydaları dokunmaktadır:

Rahatsızlığın anlaşılması
Rahatsızlık başladığında gürlüğün azaltılması ve sürenin kısaltılması
Misfonya ya bağlı stres ve duygusal gerilimin azaltılması
Yaşam stili ve uyku düzeninin düzenlenmesi
Akademik ve sosyal fonksiyonların arttırılması
Aile içi misfonyaya bağlı gerilimlerin azaltılması.
Sonuç
Misfonyanın nöropsikolojik bir rahatsızlık olduğu ve duygusal etkileri sebebiyle odyoloji uzmanının yanı sıra psikolog eşliğinde tedavi edilmesi önemlidir. Misfonyanın multidisipliner yaklaşım ile daha kolay tedavi edileceği unutulmamalıdır.
Odyoloji mezunu olup hangi alanda yüksek lisans yapmak iş bulma alanımızı daha çok genişletip bizi geliştirir? Bir de eğer akademisyen olma hayalimiz yoksa devlet hastanesinde çalışacak olan odyoloğun yüksek lisans yapması hangi açılardan avantajlı olmasını sağlar?
Son olarak hangi üniversitelerdeki dkt yl bölümleri odyoloji mezunlarını kabul ediyor? Birçoğu sadece dkt mezunu olmasını istiyor çünkü.
Odyoloji bölümünü bitirdikten sonra ses konuşma bozukluğu üzerine yüksek lisans yaparak rehabilitasyonda dil ve konuşma terapistleri gibi çalışabilmekteyiz. Peki devlet hastanelerine dil terapisi alanında atanabilir miyiz? Bilgisi olan arkadaşlar lütfen bilgilendirebilir misiniz bu konuda çok bilgim yok .
mesleğimizi icra ederken belki en önemli alanlardan biri pediatrik odyoloji olacaktır. çünkü biliyorsunuz ki 'her çocuk özeldir'. bu alanda ilerlemek isteyenler için bir kitap tavsiyem olacak. kitap ingilizce çevirisi henüz mümkün değil. ingilizce olsa dahi mutlak bir göz gezdirin en azından. birde unutmayın odyolog olacağım diyorsanız ingilizce şart. Kitap indirme bağlantısı buradadır.