"handbook of clinical audiology" kitabının baş harflerinden oluşan kısaltma.

hoca kısaltması ile ilgili olarak kitabın editörleri bir açıklama yapma ihtiyacı hissetmişler ve epilogue (sonsöz) başlığı altında türkiye'deki hoca kelimesi ile benzerliğini dile getirmişlerdir.

türkçe text şöyle:

sonsöz

klinik odyoloji el kitabının (hoca), dünya çapında odyoloji mensupları tarafından yaygın olarak kullanılmasından memnunuz. enteresan bir şekilde, hoca 1972'de ilk ortaya çıktığında türkiye cumhuriyeti'nde yaşıyorduk. orada hoca kelimesinin anlamı bir dini lider veya saygıdeğer bir öğretmendir. bununla birlikte hoca'nın karşılığı kesinlikle dini bir lider değil, ancak saygı duyulan bir öğretmen olmasını umuyoruz.

bu kitabı okuyan birçok öğrenci ve meslektaşa.

orijinal text:

epilogue

we are pleased that the handbook of clinical audiology (hoca) is used widely by audiologists around the world. interestingly when the hoca first came out in 1972, we were living in the turkish republic. there the word hoca means a religious leader or a revered teacher. while hoca is certainly not a religious leader, we do hope it will be a revered teacher.

for the many students and colleagues that read this book.

kaynak: odyo's
hala hemşirelerin abr testi yapması hakkında ne düşünüyorsunuz?
geçtiğimiz aylarda referans merkezde yapılan ulusal yenidoğan tarama eğitiminde özel ve devlet hastanelerinden bir çok hemşire vardı.
Abr testini nasıl olur da hemşireler yapar. En ufak ses ve hareketin bile etkilediği bu testte ne kadar başarılı olabilirler? Kaldı ki hala eski cihazların kullanılıyor olması da ayrı ironi. Yani dalgayı ne olursa olsun takip etmek zorunda.
Bazen gürültüden veya elektrot temasından kaynaklanan hatalarla test geçti cevabı verebiliyor.
Bunu hemşire anlayabilecek mi?
Bu saçma uygulama ne zaman son bulacak merak içindeyim.
Vestibüler organların kanlanması labirentin arterinden sağlanır. Labirentin arter, anterior serebellar arter, inferior serebellar arter ve basiller arterden köken alır. İki dala ayrılır.

İlk dalı olan anterior vestibüler arter; utrikul, anterior ve horizontal semisirküler kanalı besler

İkinci dal olan koklear arter ikiye ayrılır. Bu arter de koklea, sakkul, anterior, posterior ve horizontal semisirküler kanalı besler.

görsel
Sitemiz hayırlı uğurlu olsun öncelikle :). Gelişmesini ve yayılmasını umuyorum. Hazır böyle bir imkan sağlanmışken tecrübeli odyologlarımızdan, ikinci, üçüncü, dördüncü sınıf öğrencilerimizden yeni başlayacaklar için tavsiyeler bekliyorum. Aklınıza gelen her şeyi aktarabilirsiniz :)
daha önce işitme eğitimi modülünü açıklamıştım (*) şimdi sıra dil eğitimi modülünde.

neden dil eğitimi modulüne ihtiyaç vardır? kim verir? nasıl verir? gibi sorulara yanıt vermeye çalışalım.

i̇şitme engelli bireylerin hepsi normal dil ediniminde görülen kurallar sistemi ile dili geliştirmektedir. dolayısı ile onların dili en iyi şekilde “gecikmiş’’ olarak tanımlanabilir. bu nedenle işitme engelli bireyin dili edinebilmesi için normal dil gelişiminin basamakları izlenmelidir. bu basamaklar; söz öncesi dönem, tek sözcüklü dönem, art arda sözcüklerin sıralandığı dönem, iki sözcüklü dönem, üç ve daha fazla sözcüklü dönem olarak sınıflandırılmaktadır. i̇şitme engelli bireyle yapılan çalışmaların bu hiyerarşi içinde yapılması gerekmektedir. örneğin, birey tek sözcüklü dönemde ise bir sonraki döneme ulaştırmaya yönelik çalışmalar planlanmalıdır. aileye de birey ile iletişimlerinde iki sözcüklü ifadelere daha çok yer vermesi yönünde uyarılar yapılmalıdır.

birey sözcük üretmeden önce konuşma seslerine benzer sesler çıkararak, hecelemeler yaparak sesli anlatımlarda bulunur. konuşma seslerine benzer sesler çıkarma çalışmaları yapılırken ses oyunları aracılığıyla bireyin kendi çıkardığı sesleri fark etmesi ve uygulayıcı tarafından bireyin çıkardığı seslerin pekiştirilmesi sağlanmalıdır (oyuncak bebeğe mama yedirirken çıkarılan mmm, mam-mam gibi ses oyunlarının yapılması vb.). uygulayıcı farklı ritim, tonlama ve vurgu gibi ses ve konuşma özelliklerini bireye kazandırma amaçlı çeşitli ses oyunları geliştirmelidir. bu şekilde işitsel uyaranlar alan bireyin ses çıkarımı artacak ve çeşitlenecek, aldığı geri bildirimler çıkardığı sesin kalitesini artıracak ve ileride daha anlaşılır konuşma kazanmasına destek olacaktır.

ayrıntılar için
Odyoloji öğrencilerinin mutlaka sık sık ziyaret etmeleri gereken makale sunma servisidir. Arama kısmına Sci-hub.tw yazarak giriş yapabilirsiniz.
Bu kadar mezun ve işsiz insan varken hala üniversitelerin odyometri mezunu vermesi mantıklı mıdır?
Odyoloji dalı zaten insanlar tarafından çok bilinmeyen bazen hiç önemsenmeyen bir birim olarak görülmekte(bazı özel hastanelerde) bu dalın gelişmesi için atılan adımlar sizce var mı ? Ben bu duruma çok üzülüyorum. Bu bölüme maaş vermeyi çok görüyorlar bu da canımı sıkıyor lise mezunu hemşireyle aynı maaşı almak reva mıdır?
Bence hem odyoloji hem odyometristlerin birlik içinde olup odyometri bölümünün kapatılması için bişeyler yapmalı hala mezun veren bu bölüm tüm odyoloji dalında tıkanmalara neden olmaktadır. Hem odyolojiden hem odyometriden her yıl bir çok mezun çıkarken ve bu bölümün artık 4 yıllık ve daha kapsamlı olması odyometrist ihtiyacını 0'a çekmektedir. Odyometrist işsiz de çok var odyolog işsiz de çok var bu bölümün kapanması iki bölüm için de en iyi olanı. Sizin bu konu hakkında düşüncelerinizi çok merak ediyorum. Herkese iyi çalışmalar dilerim...
Östaki borusu (Tuba auditiva) orta kulağı yutağa (nazopharynx) bağlar. Görevi orta kulak
boşluğundaki hava basıncının dışarıdaki atmosfer basıncı ile aynı kalmasını sağlamaktır. Ses dalgaları
kulak zarını hareket ettirdiğinde, orta kulaktaki kemikçikler de sırayla hareket ederler. Kemikçikler hava
ortamında çalışırlar ve ortam basıncı östaki borusu aracılığıyla dengelenir. Bu sıralı hareket sonrasında
stapes kemiği oval pencere ile iç kulaktaki sıvıyı hareket ettirerek duyma iletisini aktarır.
odyolog olarak işitme kayıplı ve dilsel problemli çocuklara özel rehabilitasyon merkezi açmak ?
maliyeti nedir ? karı nedir ? avantajları/dezavanyajları ? açma şartları ?
bilgisi olan veya açmayı düşünenler varsa yardımcı olursa çok sevinirim sevgiler...
İç kulakta bulunan ve işitme ve denge duyularımızı sağlamak için ses dalgalarından ve kafa hareketlerinden mekanik kuvvetleri elektrokimyasal sinyallere dönüştüren sensör organlara sterosilia denir. Her bir tüy hücresi 50-100 arasında sterosilya içerir. Sterosilialar kısadan uzuna doğru sıralanmışlardır ve en uzunlarına kinosilyum adı verilmektedir. Her tüy hücresi, ampullaların yakınında bulunan Scarpa gangliyondaki afferent nöronlar tarafından innerve edilir

Tip 1 Tüy Hücresi

▪Kadehe benzer
▪Geniş afferent sonlanmaları vardır.
▪İnnerve eden sinirler kalın myelinlidir.
▪Krista ve makulanın merkezinde daha çok bulunurlar.
▪Filogenetik açıdan daha gençtirler.

Tip 2 Tüy Hücresi

▪ Silindirik hücrelerdir
▪ Daha dar afferent sonlanmaları vardır.
▪ İnnerve eden sinirler ince myelinlidir.
▪ Krista ve makulanın daha çok periferinde bulnurlar.
▪ Filogenetik açıdan daha yaşlıdırlar.
Merhabalar arkadaşlar aşağıya bırakacağım metni herkesin Cimer adresine giderek dilekçe açmasını istiyorum. Bunu benim için değil, kendin için yapacağını unutma. Başvuruda bulunanlar bu başlık altına +1 eklesin birbirimizden destek alalım.
———
T.C. CUMHURBAŞKANLIĞINA;
Odyolog; işitme ve denge problemlerinin önlenmesi,tanılanması ve rehabilite edilmesine yönelik çalışan sağlık personelidir. Ülkemizde 2015 yılından itibaren ilk mezunlarını veren Odyoloji bölümü lisans mezunu sayısı 2000’i geçmektedir ve gelecek sene itibariyle mezun sayısı ikiye katlanacaktır. Hastanelerde 7000 kişilik odyolog açığı olmasına rağmen son 3 yıldır 158 kişilik odyolog ataması yapılmıştır. Odyolog ihtiyacı ve mezun sayısı göz önünde bulundurulduğunda yapılan atama sayısı yetersiz kalmakta, öğrenci – mezun odyolog istihdam problemine çözüm olmamaktadır.
Bu sebeplerden dolayı devlet kadrolarına atanacak odyolog sayılarının arttırılmasını Sayın Cumhurbaşkanımız arz ederiz.
Hepimize hayırlı olsun gayet güzel olmuş. Mobil uygulaması olsa daha kolay olur giriş çıkışlar
merhaba sevgili odyologlar bugun size rehabilitasyon merkezlerinde vermiş olduğunuz işitme eğitimi modülünün ne olduğunu açıklamaya çalışacağım. öncelikle işitme eğitimi modülünün temel amacı nedir ? basitçe işitme becerisini geliştirebilmedir.

Peki bu işitme eğitimi kapsamında neler hedefler ve neler yapmalıyız? Aşağıda sırlandığı gibi odyologlar işitme cihazlı ya da koklear implantlı bireye işitme eğitimi sonucunda aşağıdaki hedefleri gerçekleştirmiş olmalıdır. bu hedefler:

1. Sesi fark eder.
2. Sesin benzerliklerini ve farklılıklarını ayırt eder.
3. Sesin inceliğini, kalınlığını ayırt eder.
4. Sesin uzunluğunu, kısalığını ayırt eder.
5. Çevresel sesleri tanır.
6. Konuşma seslerini tanır.
7. Söylenen kelimeleri tanır.
8. Söylenen yönergelere uyar.
9. Dinlediği hikâye ile ilgili sorulara doğru tepki verir.
10. Sessiz ve gürültülü ortamlarda konuşmayı takip eder.

Bu hedefleri kısaca açıklamaya çalışalım:

Sesi fark eder? Burada ne anlatmak istiyoruz?
sesi fark etme, sesin varlığı ve yokluğuna tepki verme yeteneğidir. sesi fark etme becerileri desteklenen birey aynı zamanda işitsel dikkatini de geliştirir. sesi fark etme çalışmalarında, bireyin sese kendiliğinden tepki verebilmesi için öncelikle çeşitli seslere karşı şartlanması gereklidir. bireyin sese şartlanmasında, bireyden sesi duyduğunda davranışsal olarak bir tepki vermesi ve/veya bunu tekrar etmesi istenmelidir (sesi duyduğunda küpleri sepete atması gibi). birey, sese şartlanma çalışmaları sonrasında sese kendiliğinden tepki vermeye başlar.

Sesi ayırt eder? Peki burada ne anlatmak istiyoruz?

sesi ayırt etme, iki veya daha fazla ses uyaranı arasından benzerlikleri ve farklılıkları algılama becerisidir. bireyin telefon sesini dinledikten sonra verilen ikinci sesin aynı ya da farklı olduğunu ayırt etmesi, bu beceriye bir örnek olarak verilebilir.
Statik Denge; vücudun ağırlık merkezinin hareketinin, istemli kontrolüne izin veren denge sabitleyici yanıtların oluşmasını sağlar.

Dinamik denge;vücudun ağırlık merkezi değiştiğinde otomatik yanıtlar oluşturabilen denge ve düzeltme yanıtlarının düzenlenmesini sağlar.
Herhangi bir kitabi almadan siparis vermeden once incelemek istiyorum bunun icin kaynaklarin pdfsine ulasabilecegim bir site var mi
bay x'in bayan x tarafından konuşmaları takip etmekte zorlandığı ve TV ses seviyesini çok açtığı için işitme kliniğine ''getirildiğini'' varsayalım. Bay x açık biçimde konuşmayanlar dışında konuşulanları çoğu zaman anlayabildiğini söylüyor. Televizyonu gayet iyi anladığını ve sadece karısı istediği için geldiğini ifade ediyor.
yukarıdaki örnek vaka için bir değerlendirme görüşmesi ''ilk görüşme'' formu planlayınız.
adı, soyadı, şikayeti vb.
imkanları olağanüstü. hasta popülasyonu enfes. ama sorun şu ki 390 kodlu stajyer iseniz sadece vestibüler, işitme cihazı ve koklear implant odalarına tek girebiliyorsunuz. aklınıza gelebilecek diğer tüm kısımlara giremiyorsunuz(*, **). oraya gidecekler bunu göz önüne alarak gitsin.

*odyo dahil.
**çok istekli olur ve bu isteğinizi ordaki hocalara hissettirirseniz işler değişebiliyor.

Ek olarak: normalde stajyer parası almanız gerekirken almıyorsunuz hatta hastane müdürlüğündeki sekreter kadından 'biz para vermiyoruz ister gelin ister gelmeyin, cimere başvursanızda boş' gibi bir şey duymanız muhtemel.

    390 kod başında ‘3’ 3.sınıf demek ‘90’ ise dışardan gelen yani Hacettepe Üniversitesi dışındaki üniversiteler. 90 nın tam anlamı o olmayabilir ama bence o .s
Misfonya Jastreboff tarafından adlandırılmıştır. Misfonya işitsel kökenli bir rahatsızlık olup, beynin sempatik sinir sistemi ve duygusal değerler ile ilgili işlemler yapan kısımlarını etkilemektedir. Hiçbir zaman psikolojik veya fizyolojik bir rahatsızlık olarak tanımlanmamıştır. Bu sebeple ruh sağlığı alanında çalışan hekimler misfonya araştırmalarını yaparken sınıflandırma ile ilgili çelişkiler yaşamaktadır.

Yayınlanan makalelerde misfonya sınıflandırılmasında kesin karara varılamamıştır. Bu durum rahatsızlığı bulunan kişilerin kafasını karıştırmaktadır. Yakın zamanda varılan fikir birliği ile misfonyanın psikolojik bir rahatsızlık olmadığına inanılmaktadır.

Misfonya’nın sınıflandırılmasında izlenebilecek en iyi yöntem, nörofizyolojik bir rahatsızlığın psikolojik yansımaları şeklindedir. Daha da özele inilecek olursa, misfonya rahatsızlığı bulunan bireyler, belirli desendeki seslere negatif duygusal reaksiyonlar vermekte, otonom sinir sistemi uyarılmaktadır.

Misfonya tedavisinde herhangi bir yasal tedavi metodu olmasa da multidisipliner yaklaşımların hastalara yardımcı olduğu görülmüştür.

Odyologlar, misfonya hastalarının tanılanmasında ve diğer işitsel problemlerin anlaşılmasında bu multidisipliner yaklaşımda yer almaktadırlar. Odyologlar aynı zamanda hastaları açık uygulama (open-fit) tarzı cihazlar kullanmaları konusunda yönlendirerek gerekli habituasyon sağlamakta, hangi sesleri ne zaman maskelemeleri gerektiği konularında yardımcı olmaktadır.

Psikologlar ise bu hasta grubunda misfonya ile mücadelede baş edebilme becerileri ve stratejileri geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmaktadır.


Misfoni hastaların yönlendirilmesinde klinisyenlerin hastalara şu gibi faydaları dokunmaktadır:

Rahatsızlığın anlaşılması
Rahatsızlık başladığında gürlüğün azaltılması ve sürenin kısaltılması
Misfonya ya bağlı stres ve duygusal gerilimin azaltılması
Yaşam stili ve uyku düzeninin düzenlenmesi
Akademik ve sosyal fonksiyonların arttırılması
Aile içi misfonyaya bağlı gerilimlerin azaltılması.
Sonuç
Misfonyanın nöropsikolojik bir rahatsızlık olduğu ve duygusal etkileri sebebiyle odyoloji uzmanının yanı sıra psikolog eşliğinde tedavi edilmesi önemlidir. Misfonyanın multidisipliner yaklaşım ile daha kolay tedavi edileceği unutulmamalıdır.